“Kimse onu gerçekten tanımadı. Anlaşılan, o da böyle olmasını istemiş
ve böyle olmuştu. Yalnızlığı belki zekâsının sonucuydu. Belki de nedeniydi. Ama
bu ikisi hep bir arada gidiyordu.”
İlk yazıma sevdiğim bir romandan alıntıyla başlamak istedim. Kitabı
ikinci kez gözden geçirirken altını çizdiğim bir bölümdü bu, bana tanıdık gelen
bir bölüm…
Bu bir savaş ilanıdır. Kendimi bulma yolunda attığım bir adımdır. Artık
kurtulma zamanı..
20 yaşındayım, 20 senelik hayatımda kendi istediğim hiçbir şeyi
yapamadım. Kendim gibi davranmaktan korktum insanlardan çekindim, kaçtım. Şimdi
20 yaşındayım ve artık kendim gibi davranmak istiyorum ama...
İşte problem burada tamda... Ben kendi kişiliğimi kaybettim. Daha
doğrusu kurban ettim. Kendimden memnuniyetsizliğimin nedeni kendim olamayışım.
Arkadaşım yok, çünkü olmalarına izin vermedim hiç. Deneyenler oldu, varmışlar
gibi yaptım hem onları hem kendimi kandırdım. Farklı dönemlerde farklı
insanlarla yakın diyemeyeceğim arkadaşlık denemelerim oldu. Ben bile kaçamadım
bu durumdan. Ama hiç kimseye beni tanıma fırsatı vermedim. Ne kadar çok insanla
tanışırsam o kadar çok korktum. Onlar peşimdeydi sanki beni kovalıyorlardı hata
yapmamı bekliyorlardı küçücük minicik bir hata yapmamı bekliyorlardı kendimi
hayali bir zindana hapsettim burada anormal davranmak yasaktı anormal
insanların normalleştirildiği bir zindan... Hata yapmanın yasak olduğu bir
hayaldi bu.
Böylece daha az hata yapmak için daha az insanla temas kurup daha az
konuştum daha az konuştum daha az düşündüm. Düşüncelerimi de bu yolda feda
ettim. Unutmayı alışkanlık haline getirdim. Hiç yaşamadım ki ben... O kısacık
temas anlarında yerimi alan hayali bir karakter yarattım kendime. Bir anlaşma
yaptık onunla beni koruyacaktı insanlara karşı. Benim insanlara görünen yüzüm
oldu. Bunu alışkanlık haline getirdim. Onu sevmiştim de ama sonra her şey bitti
beni ele geçirdi. Benim olan anları, hatıraları çalan bir hırsıza dönüştü.
Artık bu hırsızdan kurtulma zamanı...
Blog açmayı çok düşündüm önce paylaşma fikri korkuttu beni uzun süre
cesaret edemedim. Hem paylaşacak neyim vardı ki… Bir tema, konu bulmayı ve
bunun üzerinden ilerlemeyi düşündüm ancak bu noktada vazgeçme korkusuyla karşı
karşıya kaldım hala bunu halledebilmiş değilim ancak şu an bunu düşünmek
istemiyorum. Başlamak istiyorum sadece ve sana merhaba demek istiyorum. Bu
iletişimi sürdürmek için elimden geleni yapmak istiyorum. Bu sefer vazgeçmek
istemiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder